Türkiye’nin iyilik üssü ile beyin üssü bir araya geliyor

12 - Sorumlu Üretim ve Tüketim16 - Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar17 - Amaçlar İçin Ortaklıklar4 - Nitelikli Eğitim8 - İnsana Yaraşır İş ve Ekonomik Büyüme

Üsküdar Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, üniversitelerin bilgi ve birikimini sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumla buluşturmak amacıyla “Üsküdar Üniversitesi Toplum Buluşmaları” nın 4’üncü toplantısı gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) iş birliğinde “Üniversiteden Topluma, Toplumdan Geleceğe” temasıyla gerçekleştirilen program kapsamında Üsküdar Üniversitesi ile Türk Kızılay İstanbul arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol ile eğitim, sağlık, gönüllülük ve sosyal sorumluluk alanlarında ortak çalışmaların gerçekleşmesine yönelik önemli bir adım atıldı. Programda Kızılay’ın 158. Yılına özel pasta da kesildi.

Üsküdar Üniversitesi ile Türk Kızılay İstanbul arasında iş birliği protokolü imzalandı

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Senato salonunda gerçekleşen toplantıya Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör, İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Kadıköy Kaymakamı Muhittin Pamuk, Türk Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem, Türk Kızılay Genel Sekreteri İshak Koçoğlu, İlim ve Fazilet Vakfı Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Ekşi, Türk Kızılay Kadıköy Şube Başkanı Birol Boz, Üsküdar Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Nebiye Yaşar ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “İyilik gerçekten bir emniyet kemeri”

Program kapsamında konuşmasını gerçekleştiren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Z kuşağının gönüllülük faaliyetlerine gösterdiği özene vurgu yaptı. Tarhan; “Kızılay’la iş birliğinin canlı örneğini 2023’te 6 Şubat depremi olduğu zaman gördüm. Hiç kimse hiçbir şey söylemeden bir baktım bizim koridorlarda bütün gençler toplanmış kendi harçlığından marketten su alıyor, getirip koliler yapıyorlar. Gece gündüz günlerce koli yaptılar. Bizde kolileri hazırladık. Bütün ekip olarak herkes gönüllü oldu. Z kuşağı deyip sakın gençleri yanlış anlamayalım. Yani geleceğimiz için çok daha ümitli olduğumuzu, felaket anındaki bu birleşmenin bizim kültürel genetiğimizde olduğunu gördük. Her ne kadar savrulsa da modernizm birçok şeyi farklı yönlere çekse de kriz anlarında hemen birleşebiliyoruz. Bu da bunu yeniden canlandırdı. Burada herkesin aklına Kızılay geldi. Kızılay’la ilgili zaten birçok şey o tarihten sonra daha aktif hale geldi. Öğrencilerimizin bu sürece çok katılması da çok kıymetli. Çünkü onlar geleceği inşa edecekler. Kızılay’ı ayakta tutan en önemli unsur da değerlerdir. Yani Kızılay sadece bir yardım derneği değil aynı zamanda değerleri ve bir anlamı temsil ediyor. O anlamı yaşatırsak, canlı örneklerle devam ettirirsek, Kızılay’la üniversite arasında bu sentezi kurabilmemiz çok önemli. İyilik gerçekten bir emniyet kemeri.” ifadelerini kullandı.

“Değerler toplumumuzun kültürel yapısına da işlendi”

Değerlerin toplumdaki yerine değinen Tarhan; “Dezavantajlı insanlara yardım edenlerde stres hormonu daha az mutluluk hormonu daha yüksek çıkıyor. Karşılıksız yardımın beyindeki karşılığına baktığımızda bunun çok güçlü bir etkisi olduğunu görüyoruz. Bu konuda yapılan çalışmalar da zamanla arttı. Daha önce sosyal sorumluluk projeleri ve özellikle yardımlaşma kültürü, bazı çevreler tarafından küçümseniyordu. Sadaka kültürü gibi ifadelerle eleştiriliyordu. Ancak zamanla bu yardımlaşma biçiminin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşıldı. Bizim kültürümüzde bu dayanışma anlayışı inanç sistemimizle de güçlenmiştir. ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olanıdır.’ anlayışı bu kültürün temelini oluşturur. Bu değerler toplumumuzun kültürel yapısına da işlendi. Bu kültürü yaşatmak ve devam ettirmek ise ancak somut adımlarla, canlı örneklerle ve sahadaki uygulamalarla mümkün olabilir.” şeklinde konuştu. 

“Travmayı doğru ele aldıklarında o travmadan güçlenerek çıkabiliyorlar”

Travmaların doğru ele alınması gerektiğini söyleyen Tarhan: “Doğal afetler ve doğal olaylar için biz geliştirici travma ifadesini kullanıyoruz. Kişiler travma yaşıyor ancak bu travmayı doğru ele aldıklarında o travmadan güçlenerek çıkabiliyorlar. Burada asıl kazanan, yardım eden kişidir. Çünkü veren kişi ruh sağlığı açısından kazanır. Bu durum psikolojik sağlamlık ve mindfulness yani farkındalık çalışmalarıyla da açıklanıyor. İnsanlara yardım etmenin, kişinin kendi ruh sağlığını güçlendirdiği bilimsel olarak da ortaya konmuş durumda. Ayrıca minnettarlık modülleri gibi uygulamalarda kişilere geçmişte kendilerine iyilik yapanlara bir iyilik yapmaları öneriliyor. Bu da güçlü bir sosyal bağ ve olumlu bir psikolojik etki oluşturuyor. Eğer bu çalışmalar anlam boyutuyla birlikte yürütülürse daha gönüllü, daha kalıcı ve daha etkili hale geliyor. Çünkü anlam olmayan işler kısa sürede etkisini yitirirken, anlam içeren çalışmalar uzun vadeli ve sürdürülebilir oluyor. Bu nedenle üniversite olarak bu tür çalışmalara yalnızca uygulama değil aynı zamanda güçlü bir anlam ve vizyon boyutu da kazandırmayı önemsiyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Nazife Güngör: “Toplumsal Katkı Koordinatörlüğümüzün çalışmalarını son derece değerli buluyoruz”

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, toplantı kapsamında konuşma gerçekleştirdi. Güngör; “Üniversitelerin görevi yalnızca eğitim ve öğretim vermek değildir. Üniversiteler aynı zamanda bilim üretir. Önemli olan ise üretilen bu bilginin toplumsal faydaya dönüşmesi, hayatın içinde karşılık bulması ve pratik uygulamalarla topluma katkı sağlamasıdır. Bu nedenle Toplumsal Katkı Koordinatörlüğümüzün çalışmalarını son derece değerli buluyoruz. Uzun yıllardır sürdürülen bu çalışmalar her geçen gün daha da güçlenerek devam ediyor. Gerçekleştirilen faaliyetler sayesinde hem üniversite olarak toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirme fırsatı buluyor hem de öğrencilerimizin sosyal sorumluluk bilinci kazanmasına katkı sağlıyoruz. Özellikle dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar, gençlerimizin topluma daha duyarlı bireyler olarak yetişmesine önemli katkılar sunuyor. İnanıyorum ki bu çalışmalar yalnızca bireylere değil, ülkemizin geleceğine de değer katıyor. Küçük gibi görünen her dokunuşun zamanla büyük ve kalıcı sonuçlar doğuracağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Elif Canan Tuncer: “İş birliği çalışmaların kalitesini artıracaktır”

İstanbul Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, düzenlenen toplantıda konuştu. Tuncer; “Üsküdar Üniversitesinin Kızılay gibi bir kurumla iş birliği yapması çok önemli. Bu iş birliği çalışmaların kalitesini artıracaktır hem de bir prestij sağlayacaktır. İnşallah bir dahaki görüşmemizde, bu akredite arama kurtarma ekipleriyle ilgili bir başlangıç da yapmış oluruz.” şeklinde konuştu. 

Burcu Kösem: “Beyin üssüyle iyilik üssünü birleştiriyoruz”

Türk Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem, toplantı kapsamında konuşmasını gerçekleştirdi. Kösem; “Sahada olmayı çok önemsiyoruz. Çünkü sahada olmak yalnızca başkalarına katkı sunmak değil aynı zamanda insanın kendisini geliştirdiği ve iyileştirdiği bir süreçtir. Bu nedenle bugün burada sadece bir iş birliği protokolü imzalamıyoruz bilginin merhametle, bilimsel birikimin ise toplumsal faydayla buluşmasına da tanıklık ediyoruz. Türk Kızılay, 158 yıldır insanı ve iyiliği merkeze alan çalışmalarıyla önemli bir görev üstleniyor. Üsküdar Üniversitesi de insan odaklı bilgi üreten, araştıran ve topluma katkı sunan bir kurumdur. Bu iki güçlü yapının bir araya gelmesinin çok değerli sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Çünkü toplumsal sorunlar yalnızca iyi niyetle değil bilimsel bilgi, ortak akıl ve iş birliğiyle çözülebilir. Üniversitelerle kurulacak iş birliklerinin bu alandaki çalışmalarımıza daha da güç katacağına inanıyoruz. Çünkü Türkiye’nin iyilik üssü ile bilgi, beyin ve bilim üssü bir araya geliyor. Bu birlikteliğin çok değerli çalışmalara vesile olacağına yürekten inanıyorum.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal: “Öğrencilerimizi toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilinciyle yetiştirmeyi önemsiyoruz”

Toplantı kapsamında Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, bir bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Karasakal; “Üsküdar Üniversitesinin kuruluşundan bu yana benimsediği topluma fayda sağlama anlayışını, Meslek Yüksekokulu olarak biz de sürdürmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda öğrencilerimizi yalnızca mesleki bilgi ve beceriyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilinciyle yetiştirmeyi önemsiyoruz. Bu doğrultuda bugüne kadar kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çeşitli sosyal sorumluluk projeleri, toplumsal katkı faaliyetleri ve farkındalık eğitimleri gerçekleştirdik. Türk Kızılay ise gönüllülük, dayanışma ve insanlığa hizmet denildiğinde ülkemizde ve dünyada akla gelen en önemli kuruluşlardan biridir. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu olarak 38 programımız, binlerce öğrencimiz, dinamik akademik kadromuz ve öğrenci kulüplerimizle birlikte Kızılay iş birliğini çok değerli buluyoruz. Bu iş birliğiyle afet farkındalığından gönüllülük çalışmalarına, kan bağışı kampanyalarından yaşlılar, çocuklar ve dezavantajlı gruplara yönelik sosyal projelere kadar birçok alanda çalışmalarımızı daha da geliştirebileceğimizi düşünüyoruz. Bu protokolün, özellikle gençlerimizin iyilik hareketine daha aktif katılımını teşvik edeceğine ve toplumsal katkıyı daha da güçlendireceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan Koca: “Toplum yararına sürdürülebilir projeler üretmeye devam ediyoruz”

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Toplumsal Katkı Temsilcisi Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kağan Koca, SHMYO’nun toplumsal katkı faaliyetlerini anlatan bir tanıtım sunumu gerçekleştirdi. Koca; “Meslek Yüksekokulumuzun 2025 yılı ve 2026 yılının Haziran ayına kadar olan süreçte gerçekleştirdiği toplumsal katkı faaliyetlerine baktığımızda, toplumsal katkı kapsamında değerlendirdiğimiz 122 etkinlik bulunuyor. Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü olarak bu faaliyetleri eğitim, bilinçlendirme, sanayi, sağlık, sosyal hizmet, mesleki gelişim ve saha çalışmaları olmak üzere yedi kategoride değerlendiriyoruz. Çalışmalarımızın ağırlıklı olarak eğitim, bilinçlendirme, sanayi, sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yoğunlaştığını görüyoruz. Bu kapsamda engelli bireyler, yaşlılar, çocuklar ve ailelere yönelik sosyal sorumluluk projeleri, farkındalık etkinlikleri ve eğitim programları gerçekleştiriyoruz. Ayrıca AFAD, Orman Bölge Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Türk Kızılay ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde afet farkındalığı, gönüllülük, mesleki eğitim ve toplumsal dayanışma çalışmalarını sürdürüyoruz. Kısacası, Meslek Yüksekokulumuz olarak akademik bilgi ve toplumsal ihtiyaçları bir araya getirerek toplum yararına sürdürülebilir projeler üretmeye ve sosyal etki oluşturmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Nebiye Yaşar: “Yerel ve ulusal kalkınmaya katkı sağlamaya çalışıyoruz”

Üsküdar Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Nebiye Yaşar, toplantı kapsamında konuştu. Yaşar; “Kurucu Rektörümüzün sözüyle başlamak istiyorum, ‘İyilik, bilimin toplumla buluştuğu yerde anlam kazanır ve toplumsal katkı, insanı bir değer olarak gören bilincin eseridir.’ Bu ifadeler üniversitede üretilen bilginin toplumla buluşturulmasının önemini çok net şekilde ortaya koyuyor. Üniversitelerde toplumsal katkı eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet olmak üzere üç temel misyondan biridir. Biz de Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü olarak, üniversitemizin bilgi ve deneyimini toplumla buluşturarak sosyal fayda üretmeye ve yerel ile ulusal kalkınmaya katkı sağlamaya çalışıyoruz.” dedi. 
Açılış konuşmalarının ardından protokol imza törenine geçildi.

Kızılay’ın 158. Yılı pastası kesildi…

İmza töreninin ardından Türk Kızılay’ın kuruluşunun 158’inci yılı bir pasta ile kutlandı. 

Düzenlenen toplantı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. 

Paylaş
Oluşturulma Tarihi18 Haziran 2026