Sessiz Değerler Federasyonu ilk olağan genel kurulunu Üsküdar ev sahipliğinde gerçekleştirdi
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın kurucu başkanlığını yaptığı Sessiz Değerler Federasyonunun (SEDEF) 1’inci Olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda sessiz değerlerin toplumsal önemine, dezavantajlı çocuk ve gençlere yönelik çalışmaların gerekliliğine ve gönüllülük anlayışına dikkat çekildi. Tarhan, federasyonun çalışmalarında demokratik kültürün temel ilkeleri olan eleştirilebilirlik, özgürlükçülük, çoğulculuk ve katılımcılığın önemini vurguladı. Genel kurulda yönetim ve denetim kurullarının faaliyet raporları ile gelecek dönemin tahmini bütçesi görüşülürken federasyonun zorunlu organlarının asıl ve yedek üyeleri de seçildi.

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda düzenlenen genel kurula Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış başta olmak üzere birçok dernek üyesi katıldı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Sessiz değerler aslında sessiz bir güç”
Sessiz değerlerin doğrulara bağlılık ve ilkeli bir duruş anlamına geldiğini belirten Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşme ve yapay zekânın gençler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Tarhan; “Özellikle Sessiz Değerler Federasyonunda sessiz değerlerin aslında bir sessiz güç olduğunu söylüyoruz. Hani yumuşak güç diye söylenen bir güç var ya, onlar aslında sessiz değerlerin gücü. Sessiz değerler de demek aslında doğrularda sağlam bir duruş demek, doğrulara bağlılık demek, ilkeli olmak anlamında. Biz insanlığın şu anda küresel olarak hızlı dijitalleşmenin ve yapay zekânın getirdiği ciddi bir savrulma yaşadığını görüyoruz. Özellikle gençler bu savrulmadan etkileniyor. Burada biz dezavantajlı çocuklarla daha çok ilgileniyoruz. Bu dezavantajlı çocuklar ve gençler eskiye göre çok daha fazla artıyor. Biz bunu klinik tecrübemizde görüyoruz. Şu anda genç kuşaklar, gelişen toplumlardaki genç kuşaklar, tam bir kurban durumundalar. Biz bu yangından, bu selden ne kadar insanı kurtarabilirsek o kadar faydalı olacağız.” ifadelerini kullandı.
“İnsanlara dokunmak bizler için çok kıymetli”
Gönüllülük ve karşılıksız iyilik anlayışının önemini anlatan Tarhan; “Haydi Tut Elimi olarak bunu 2010’dan beri yapmaya çalışıyoruz. Gerçekten insanlara dokunmak, onları kazanmak bizler için çok kıymetli. Derneğin koruma altına aldığı bir genç evlendi iki çocuğu var. Geçenlerde çocuğunun sünnetine gittik. Onun olumlu etkisi o kadar çok ki, onlardan çok sanki bizi mutlu ediyor. Sessiz değerlerle ilgili yapılan karşılıksız, sırf iyi insan olduğumuz için sırf ilahi rıza için yapmaya çalıştığımız bu şey boşa gitmiyor. Biz bunu ne kadar çok yaparsak, gücümüzü ne kadar çok doğru kişilerle büyütürsek derneklerde, federasyonlarda etki gücümüz artıyor. Çok kişinin olduğu federasyon, konfederasyon gibi yapılarda muhakkak farklı fikirler, farklı bakış açıları olacak. Böyle bir durumda biz onları anlamaya çalışarak değişiklikleri ve çözümleri üreterek orta noktada birleşmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusunun yüksek olması çok önemli”
Sessiz Değerler Federasyonunun çalışmalarında farklı fikir ve bakış açılarına açık olmanın önemine değinen Tarhan; “Bizim üniversitenin kuruluşundan beri kullandığımız bir motto var. Mottoda dört tane kelime var, bunlar demokratik kültürün kelimeleri. Eleştirilebilirlik, kişinin eleştiriye, özellikle de sorgulamaya açık olabilmesi çok önemli. Son yıllarda eleştirilmeyen taklit kültürlerinin, Doğu kültürlerindeki itaat kültürlerinin kötü sonuçlarını hızla görüyoruz. Sorgulanmayan bir hayat zaten hayat değil. Sorgulanmayan bir yaşayış sınavdan geçmemiş demektir. Sınavdan geçmemiş bir hayat da yaşanmamış sayılır. Bu nedenle biz burada bu zorlukları muhakkak Sessiz Değerler Federasyonu faaliyetinde de yaşayacağız ama aşacağız bunu. Eleştiriye açık olmak çok önemli. Özgürlükçülük, ‘Benim fikrim budur, muhakkak bu noktaya gelinecek.’ Hiçbirimizin böyle dememesi gerekiyor. Bunlar temel ilkeler olarak özgürlükçü olmak, kendi fikrini zorla kabul ettirmeye çalışmamak. Burada muhakkak zihinsel esneklik çok önemli, buna sahip olmak gerekiyor. Çoğulculuk, farklı insanların benzer amaç için benzer hareket biçiminde hareket etmesi ama farklı insanlar olması. Farklı mizaçta, farklı karakterde, farklı dünya görüşündeki insanların aynı amaç için hareket edebilmesi. Bu zaten insanın gelişmişlik seviyesidir. Katılımcılık, federasyon da katılımcı olmak demek. Herkesin buna kendi işi gibi sahip çıkması, aidiyet duygusunun yüksek olması çok önemli.” dedi.

SEDEF için çalışmalar yapıldı
Toplantıda divan heyetinin seçimi gerçekleştirildi. Bu kapsamda Divan Heyeti Başkanı Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, Başkan Yardımcısı İlknur Önem, Divan Katibi Edibe Serra Erol oldu.
Devamında Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu faaliyet raporu okundu.

Gelir-gider hesaplarının okunmasının ardından gelecek dönem tahmini bütçesi hakkında görüşüldü.
Federasyon zorunlu organlarının asıl ve yedek üyelerinin seçimiyle devam eden toplantı, dilek ve temennilerle devam etti.
SEDEF 1’inci Olağan Genel Kurul toplantısı, toplu aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

