Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Gençlere en güzel hediye, onlara zaman ayırmaktır!”
Trabzon’da eğitimcilerle buluşan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijital çağda çocukların psikolojik sağlamlığını desteklemenin, güvene dayalı ilişkiler kurmaktan geçtiğini söyledi.
Çocuk ve gençlerle ilişkide dinlemenin ve zaman ayırmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bir tebessüm etmek, ona değer verdiğini hissettirmek, onu dinlemek… En güzel hediye gençlere zaman ayırmaktır. Kolay değil ama en güzel hediye de bu.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Trabzon İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün “Dijital Çağda Psikolojik Sağlamlık ve Güvenli Okul İklimi” başlıklı söyleşisinde eğitimcilerle bir araya geldi.

Prof. Dr. Tarhan; Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda çocuk ve gençlerin ruh sağlığının korunması, rehber öğretmenlerin sorumlulukları, dijitalleşmenin getirdiği fırsat ve riskler, değerler eğitimi ve eğitimcilerin kendi psikolojik sağlamlıklarını korumaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

“Sağlık tıbbı, tedavi tıbbından öncedir”
Ruh sağlığında sorunlar ortaya çıkmadan önce koruyucu çalışmalar yapılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Rehber öğretmenlerimiz şu anda Türkiye’de yaygın ve eğitimli bir kadro. Gençlerin ruh sağlığı açısından koruma ve önleme konusunda çok ciddi bir fırsata sahipler.” ifadelerini kullandı.
Psikolojik sağlamlığı bağışıklık sistemi üzerinden açıklayan Prof. Dr. Tarhan, kişinin güçlükler karşısında kendisini koruyabilecek beceriler geliştirmesinin, ruh sağlığı sorunlarının önlenmesi açısından değer taşıdığını dile getirdi.
“Psikolojik hijyenin en önemli düşmanı, stresi yönetememektir”
Fiziksel sağlığın korunmasında günlük bakım alışkanlıklarının önemine değinen Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl fiziksel tıpta temizlik yapmak, elini yüzünü yıkamak, dişini fırçalamak; dışarıdan gelen tozları yıkamamız fiziksel sağlığımız açısından önemliyse, aynı şekilde psikolojik sağlığımız için de psikolojik hijyen önemli.” diye konuştu.
Uyku, beslenme ve günlük yaşam alışkanlıkları üzerinde duran Prof. Dr. Tarhan, “Psikolojik hijyenin en önemli düşmanı, stresi yönetememektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ezilmeyeceksiniz ama esneyeceksiniz”
Stres karşısındaki farklı tutumları “sünger”, “teflon” ve “kauçuk” benzetmeleriyle anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikolojik sağlamlığın güçlüklerden hiç etkilenmemek anlamına gelmediğini vurguladı.
Sünger benzetmesini sürekli yakınan, her olumsuzluğu içine alan ve bunun altında ezilen kişiler için kullandığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, teflon benzetmesiyle de çevresindekilerin duygularını gözetmeyen, kendisini eleştiriye kapatan tutumlara dikkat çekti. Sağlıklı yaklaşımı ise esneyebilen ve yaşadıklarından öğrenerek toparlanabilen kauçuk üzerinden açıkladı.
Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:
“Kauçuk esner, olay geçtikten sonra tekrar eski hâline gelir, bir şeyler öğrenir. Psikolojik sağlamlık açısından kendine zulmeden sünger tipi insan yahut da başkasına zulmeden teflon tipi insan değil; olaylar karşısında esneyip tekrar eski hâline gelebilen kauçuk tipi olmak, stresi böyle yönetmek gerekiyor. Ezilmeyeceksiniz ama esneyeceksiniz, zihinsel esneklik diyoruz.”
Katı ve ısrarcı tutumların ilişkileri zorlaştırdığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “İlla benim dediğim olur diyorsanız karşı tarafı köleleştirirsiniz, köle-efendi ilişkisi istersiniz. İki taraf da mutlu olamaz böyle bir durumda.” dedi.
Rehber öğretmenlerin ve anne babaların çocuklara yaklaşımını “kelebek avcısı” metaforuyla anlatan Prof. Dr. Tarhan, çocuğun gelişen ruhunu zedelemeden rehberlik etmenin önemini belirterek, “Böyle yapılırsa bir gence çok daha iyi bir şekilde hayat yolunda rehberlik yapılmış olunur. O çocuğun gelişen ruhunu zedelemeden yapmış oluruz bunu.” dedi.

Gençler problem çıktığı zaman büyümeden rehber öğretmene gidebiliyor mu?
Güvenli okul ortamını değerlendirirken fiziksel güvenliğin yanı sıra öğrencilerin öğretmenleriyle kurduğu ilişkinin de dikkate alınması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, okul yönetiminin ve öğretmenlerin tutumlarının bütün okula yansıdığını ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, güvene dayalı bir okul ortamının anlaşılması için şu soruların sorulması gerektiğini söyledi:
“Gençler problem çıktığı zaman büyümeden rehber öğretmene gidebiliyor mu, sınıf öğretmenine gidebiliyor mu ya da danışmana, hocasına gidebiliyor mu? Gidiyorsa sorun büyümeden o kelebek avcısı dediğimiz durum ortaya çıkar.”
Öğretmenlerin sınıf içindeki gözlemlerinin önemine de değinen Prof. Dr. Tarhan, daha önce konuşkan olan bir öğrencinin sessizleşmesi veya sınıfta bir kenara çekilmesinin fark edilmesi gerektiğini belirtti.

“Seni bugün biraz değişik gördüm” demek bile çok önemli
Öğrencinin davranışındaki değişikliğin ilgiyle karşılanmasının, kendisini değerli hissetmesine yardımcı olabileceğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “En azından ona ‘Bir isteğin var mı, seni bugün biraz değişik gördüm’ dediğin an o çocuğun gelişen ruhuna tohum atıyorsunuz. O kadar önemli ki o öğretmeni unutamıyor bir daha.” diye konuştu.
Çocuk ve gençlerle ilişkide dinlemenin ve zaman ayırmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Bir tebessüm etmek, ona değer verdiğini hissettirmek, onu dinlemek… En güzel hediye gençlere zaman ayırmaktır. Kolay değil ama en güzel hediye de bu.” dedi.

Psikolojik sağlamlık için beş temel alan
Söyleşide pozitif psikoloji çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, PERMA modelini olumlu duygular, yapılan işe katılım ve akış, sosyal ilişkiler, anlam ve başarı başlıkları üzerinden anlattı.
Kişinin yaptığı işe kendisini verebilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kendini bir işe kaptırıyorsun, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsan o yaptığın iş, iş değildir; o zaten eğlence gibidir.” ifadelerini kullandı.
Sosyal ilişkiler konusunda ise zor zamanlarda başvurulabilecek, kişiyi küçümsemeden dinleyen insanların varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Böyle bir dost bulmak çok önemli. Böyle bir dost insana sosyal bağ oluyor, güven veriyor.” dedi.
Hayata ve yapılan işe anlam katmanın da psikolojik sağlamlığın önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Yaptığı işe anlam katarsa bir insan acıları yönetebiliyor. Doğru anlam katarsa da stres altında soğukkanlı olabiliyor, hayatta ayakta kalabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Psikolojik sağlamlığı destekleyen becerilerin okul ortamında öğretilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, eğitimcilerin bu yaklaşımı kendi hayatlarında da uygulamalarının önemine dikkat çekti.
“Dijital dünyada kontrolü kaybetmezsek dijitalleşme bize hizmet eder”
Dijitalleşmenin sunduğu imkânların doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençlerin teknolojiyi kullanırken amaçlarını ve sınırlarını korumalarının önemine işaret etti.
Prof. Dr. Tarhan, “Dijital dünya, eğer biz dijital dünyada kontrolü kaybetmezsek bize hizmet eder. Hayatımızı hızlandırır, hakikati bulmamızı kolaylaştırır, mesleğimizi kazandırır, öğrenme hızımızı artırır.” ifadelerini kullandı.
Sosyal medya kullanımında süre kadar içeriğin ve kullanım amacının da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Belli saatte kullanmak önemli ama asıl sosyal medyanın içeriği, hangi içeriğe giriyor, oraya hangi anlamı yüklüyor?” diye konuştu.
Bilgisayarların, cep telefonlarının ve sosyal medyanın kişinin hedeflerine hizmet edecek biçimde kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “Onu biz amacımıza yönelik hizmet ettirirsek o bizim hayatımızı, bilgiye ulaşmamızı, sosyalleşmemizi kolaylaştırır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuklar sözümüzü değil, izimizi takip ediyor”
Değerler eğitiminde yetişkinlerin davranışlarının belirleyici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, uzun nasihatlerin, günlük hayattaki örnek davranışların yerini tutamayacağını söyleyerek, “Biz ne yaşarsak çocuk onu örnek alıyor. Yani sözümüzü değil, izimizi takip ediyor derken davranışlarımızı takip ediyor.” ifadelerini kullandı.
Çocukların yaşantılar yoluyla öğrendiğini belirten Tarhan, aile içinde ve okulda kurulan ilişkilerin değerler eğitiminin temelini oluşturduğunu ifade etti.
“Değer aktarımı, değerler konferansı vererek olmaz. Yaşantılarla olur, hikâyelerle olur, çocuklukta anlatılanlarla olur.” diyen Prof. Dr. Tarhan, paylaşma, uzlaşma ve problem çözme becerilerinin uygulamalarla desteklenebileceğini söyledi.
Öğretmenlerin kendi psikolojik sağlamlığı da korunmalı
Çocukların kaygılarını, aile sorunlarını ve yaşadıkları güçlükleri dinleyen eğitimcilerin kendi ruh sağlıklarını korumalarının da önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, başkalarına yardımcı olmanın ve yapılan işe anlam katmanın mesleki yaşamı desteklediğini ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, “İnsanlara yardım etmek, insanların ruhuna dokunmak aslında insanın kendisine de faydalı, kendi ruh sağlığını da koruyor.” dedi.
Eğitimcilik ve ruh sağlığı alanlarında insanla temas kurmaya istekli olmanın önemini vurgulayan Tarhan, “İyi bir hekim, iyi bir klinisyen, iyi bir psikolojik danışman olmak istiyorsanız önce iyi insan olun.” diye konuştu.
Eğitimcilere “3A” formülü: Anlam, amaç, arkadaş
Söyleşinin sonunda eğitimcilerin günlük çalışmalarına taşıyabilecekleri önerileri paylaşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Benim güzel bir 3A formülüm var: Anlam, Amaç, Arkadaş.” dedi.
Gençlerin yalnızca bugüne odaklanmak yerine geleceğe ilişkin hedefler geliştirmelerinin önemine dikkat çeken Tarhan, “Orta ve uzun vadeli düşünmeyi başaran genç bu zamanda fark oluşturacak.” ifadelerini kullandı.
Hayatın yapılan seçimlerle şekillendiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, gençlerle nasıl bir insan olmak istedikleri üzerine konuşulmasını önerdi. Tarhan, “Hayatın sonuna geldiği zaman nasıl bir insan olmak istiyorsun?” sorusunun anlam arayışına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Yapılan işe anlam katmanın bireysel kazanımların ötesinde toplumsal faydayı düşünmeyi de desteklediğini belirten Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir anne, bir baba için iyi bir evlat yetiştirmek, iyi bir iş insanı olmaktan daha önemsiz değil ki. Hayatta iyi bir insan yetiştirebilmek çok önemli. Yaptığımız işe anlam katıyoruz. Anlam kattığın zaman insan hem zevk alır hem de kendini aşmış olur.”

Tarhan, katılımcılar için kitaplarını imzaladı
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Yazar Prof. Dr. Nevzat Tarhan, program kapsamında kaleme aldığı eserlerini katılımcılar için imzaladı. Yoğun ilgi gören imza bölümünde Tarhan, okuyucularıyla bir araya geldi.

