TARHAN Ailesinin Soy Ağacı

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Ahlaki yozlaşma seli geliyor”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Din Görevlileri Birliği Derneği tarafından düzenlenen “Gönülden Gönüle Kardeşlik Buluşması” programının konuğu oldu. “21. Yüzyılda Aile Yapımıza Karşı Tehditler ve Ailenin Korunması” başlığında değerlendirmelerde bulunan Tarhan, ahlaki yozlaşmaya dikkat çekti. Aileyi koruyamazsak 20-30 sene sonra yetiştirdiğimiz nesil değerlerimizden çok farklı yetişecek diyen Tarhan, küresel, ahlaki bir yozlaşma seli geldiğine dikkat çekti.


Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Ahlaki yozlaşma seli geliyor”

“Boşanmaların artmasının sebebi, Batı kültürünün yetiştirdiği psikologlar”

Batı eğitiminin günümüzdeki ailelere olan etkisinden bahseden Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Bize bazen Batı eğitimi almış psikologlar geliyor böyle terapilerine bakıyorum çift terapisinde diyorlar ki ‘aile kutsal değil, birey kutsaldır olmuyorsa bırak’ diyor. Bunu söyleyen bir psikolog. Batı’da boşanma psikoloğu gibi çalışıyor psikologlar. Boşanmaların artmasının sebebi de Batı kültürünün yetiştirdiği psikologlar, bunu da vurgulamak isterim. Onun için aile ciddi tehdit altında. Eğer aileyi biz koruyamazsak 20-30 sene sonra yetiştirdiğimiz nesil bizim değerlerimizden çok farklı değerlerde insanların yetişme ihtimali arttırıyor. Çünkü küresel sel geliyor. Hani nasıl sel şu anda Kastamonu’da ne oldu önüne geleni aldı sürükledi aynı şekilde bir ahlaki yozlaşma seli geliyor. Bu sele karşı ne kadar kişi kurtarabilir, koruyabilirsek bizim için o kadar iyidir.” dedi.

“Hz. Peygamber’in hayatından çıkarmamız gereken çok anlam var” 

Konuşmasında Hz. Peygamber’in hayatındaki kadınlara karşı olan davranışlarına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan; “Ailenin güvenli ortam olması gerekiyor. Rasulullah’ın hayatına baktığımız zaman Hz. Peygamber’in hayatına, eşlerine karşı ses tonunu yükselttiği bile görülmemiş. Bırakın ses tonunu yükseltmeyi hiç buyurgan yaklaşmamış bile. Üşüdüğü zaman ‘Hz. Ayşe üşüdün mü? Ben bir soğuk hissediyorum.’ dermiş bu ona ‘sırtıma bir şey getirir misin?’ demesinin yoluymuş aslında. Kalk şunu bana getir diye emir, buyurgan olmak yok. Şefkat ve nezaket timsali böyle bir peygamberin ahlakını bizlerinde yaşayabilmesi çok önemli.” şeklinde konuştu.

“Evin sıcak bir atmosfer halinde olması çok önemli”

Baskıyla çocuk yetiştirilmesinin çocuğun geleceğini etkilediğini ve ters kimliğe büründüğünü vurgulayan Tarhan; “Baskıyla çocuk yetiştiği zaman çocuk ters kimliğe giriyor. Çocuğu yetiştirmenin de böyle durumlarda en önemli sırrı şu. Ailede çocuk eve gelirken mahkemeye gelir gibi hissediyorsa o evde tehlikeli bir durum var demektir. Yargılanıyor, sorgulanıyor, eleştiriliyor anlamına gelir. Anne, baba ağzından hep iğneleyici, kinayeli şeyler duyarsa, oradaki çocuk bir müddet sonra kendisini aileye ait hissetmemeye başlar ve bu aitlik duygusu için dışarıya yönelir. Genellikle de bu aitliği madde de hisseder. Çünkü bağlanma ihtiyacı var insanda. 10 yaşına kadar çocuğa bunları öğrettik, öğrettik. Öğretemediysek, o evi sıcak, şefkatli bir ortam yapamadıysak çocuklarımızı kaybedebiliyoruz. Ben temiz kalpliyim, iyi niyetliyim, çocuğumda temiz olur, iyi olur diye hiç düşünmeyin. Çünkü toplumda, medyada bu konuyu desteklemiyor, zannettiğinizden çok daha fazla çeldiriciler var.” dedi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Ahlaki yozlaşma seli geliyor” 2

“Çocuklarınıza vaaz vermeyin, yanında olun”

Aile bireylerinin çocuklara yol arkadaşlığı etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan; “Çocuklar eve gideceği zaman mahkemeye gidiyor gibi hissediyor. İğneleme, baskı bunların hepsi ailelerde sürekli kullanılan şeyler. Çocuklar aileden, iç sınırlarından böylelikle uzaklaşıyor. Mesele çocuğu alıp nasihat etmek değil, yanınıza alıp birlikte ilerlemeniz gerekiyor. Bu yüzden çocuklarınıza vaaz vermeyin, yanında olun. Bir karne getirdi çocuk 8 tane iyi notu 3 tane zayıf var. Ne biçim çocuksun, bu üç zayıfı nasıl alırsın diyor. Çocuk sonra anne babayla arasına duvar örüyor. Anne baba ile köprü örülmesi lazım duvar değil. Bu sekiz dersi güzel yapmışsın bunu yapan diğerlerini de yapar hadi bunu nasıl düzeltelim konuşalım denmesi gerekiyor. Çocuğu şımartmak değil bu. Bakın Hz. Ali’nin çok sevdiğim bir sözü var bu durumu izah eden. ‘Çocuğunuzla beş yaşına kadar oynayın, 15 yaşına kadar arkadaş olun, 15 yaşından sonra istişare edin.’ diyor. Çocukla aile arkadaş mı olur diye bazıları kızıyor ama arkadaş olmak demek anne baba rolünü terk etmek değildir. Aksine yol arkadaşı olmak demektir.” ifadelerini kullandı.

“Pozitif pekiştirme yöntemi ile yaklaşın”

Çocuk yetiştirme yöntemlerine değinen Tarhan; “Evde de sıcak bir iklim şart. Pozitif pekiştirme yöntemi ile yaklaşın. Namaz kılmadığı zaman neden kılmıyorsun diye gagalamak yerine kıldığı zaman ne güzel kıldın sevindim demesi lazım. Aidiyet duygusu böylece gelişmiş oluyor evde. Annem, babam beni anlıyor değer veriyor diyor çocuk da. Nasihat yerine örnek olmak bu yüzden önemli. Bu noktada önce kendimizi düzeltmemiz lazım. Biz düzelelim ki çocuğumuz düzelsin. Kadın erkek ilişkisini düzeltelim ki iyi bir iklimde yetişsinler. Davranış dili ailede bir silahtır. Özü, sözü, gözü, dili bir olduktan sonra çocuk yetiştirmekten korkmayın. Önemli olan evi sevmesi, anneyi, babayı, aileyi sevmesi. Çocuk bir iki deneme yanılma yapıyor. Bakıyor ki o dünya sahte, oradaki ilişkiler sahte, arkadaşlıklar sahte, tekrar eve dönüyor. Çocuk evi sevdikten sonra, dönüp dolaşıp yine geliyor. Şüpheniz olmasın.” dedi.

“Çocuklar bağlanma modeli olmadığı için sosyal medyaya bağlanıyor”

Dijital bağımlılığın sebeplerine değinen Prof. Dr. Tarhan; “Dijital bağımlısı olmuş, madde bağımlısı olmuş çocukların arkasında ne yatıyor biliyor musunuz? Bağlanma modeli olmadığı için sosyal medyaya bağlanıyor, yanlış arkadaşa bağlanıyor. Ama evde huzurlu sıcak bir ortam varsa ve ev güvenli alansa böyle durumlarda çocuk eve bağlandığı için bir iki o ergenlik döneminin verdiği haylazlıklar hatalar yapıyor. Bakıyor ki anne baba onun hatasını anlayıp döndüğü zaman çocuk toparlıyor. Onun için böyle durumlarda çocuğa üzüldüğümüzü onaylamadığımızı, incindiğimizi belli etmemiz lazım. Çünkü anne baba çocuğun ergenlik yaşına kadarki dönemde ebedi hayatından da sorumlu. Ergenlik yaşına kadar namazında, abdestinde çocuk, ergenlikten sonra tamamen tersi oluyor. Niye böyle oluyor? Anne babaya çocuk tam itaat ediyor ama sadece alışkanlık şeklinde yapıyor, ama ikna oluyor, bağlanmıyor. Dışarı bakıyor daha hoşuna gidiyor dışarıdaki dünya. Burada anne babanın çocuğa nasihat değil de sohbet paylaşım ortamında konuşması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Okunma : 224

ÜHA

 

İlgili

28 Haziran 2021
"Kitaplar" içerisinde
12 Aralık 2018
"Kişisel Haberler" içerisinde

Haberler

Foto Galeri