‘Pozitif Psikoloji’ de iş birliği protokolü

11 - Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar12 - Sorumlu Üretim ve Tüketim16 - Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar17 - Amaçlar İçin Ortaklıklar3 - Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam4 - Nitelikli Eğitim

Üsküdar Üniversitesi ve Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandı. 8’inci Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongresi kapsamında gerçekleştirilen iş birliği ile pozitif psikoloji alanında akademik, bilimsel ve uygulamaya yönelik çalışmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.  

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Senato salonunda düzenlenen protokol imza törenine Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Mehmet Engin, Türk PDR Derneği İstanbul İl Temsilcisi Doç. Dr. Yusuf Akyıl, Türk PDR Derneği İstanbul İl Temsilciliği Asil Üye Koordinatörü Uzm. Psk. Dan. Sevda Kısrık, Üsküdar Üniversitesi Pozitif Psikoloji Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, Kurumsal İletişim Daire Başkanı Nur Akman ile Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Birim Yöneticisi Özgür Akoğlan katıldı. 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Bütün dünyada psikolojik sağlamlık üzerinde duruluyor”

Ruh sağlığında koruyucu yaklaşımın önemine dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, pozitif psikolojinin günümüzde giderek daha merkezi bir rol üstlendiğini belirtti. 

Tarhan; “Pandemiden sonra pozitif psikolojinin kıymeti daha iyi anlaşıldı. Şu anda bütün dünyada psikolojik sağlamlık üzerinde duruluyor. Artık sadece patolojiyi düzeltmeye odaklanmak yeterli görülmüyor. Çünkü patolojiyi düzeltmek hem maliyetli hem de zahmetli bir süreç. Koruyucu yaklaşımın üç basamağı var birincil, ikincil ve üçüncül koruma. Birincil koruma, sağlıklı insanların hasta olmaması için psikolojik sağlamlığı güçlendirmeyi hedefler. İkincil koruma, risk gruplarını belirleyip onların hastalanmasını önlemeye yönelik çalışmaları kapsar. Daha sonra tedavi süreci gelir ki bu hem külfetli hem maliyetli bir iştir. Üçüncül koruma ise hastalığın nüksetmemesi için yapılan çalışmalardır. Bu üç aşamanın tamamında pozitif psikolojinin yeri ve etkisi vardır. Günümüzde aktif biçimde kullanılmaktadır. Gerçek tıp, sağlık tıbbıdır yani insanı hasta olduktan sonra iyileştirmek değil, hasta olmaması için çalışmaktır. Sağlıklı yaşamı desteklemektir. Bu anlayış psikiyatride de yeni yeni daha güçlü biçimde gündeme gelmeye başladı.” ifadelerini kullandı.

“Koruyucu ve güçlendirici ruh sağlığı yaklaşımı artık daha fazla önem kazanıyor”

Pozitif psikolojinin geleceğin ruh sağlığı yaklaşımı olduğunu belirten Tarhan; “Pozitif psikoloji şu anda önü açık bir alan. Özellikle öğrencilere bunu doğru anlatmamız gerekiyor. Aslında pozitif psikoloji bizim Anadolu irfanında var olan değerlerin bilimsel hale getirilmiş, sistematize edilmiş ve metodolojisi oluşturulmuş biçimidir. Çıkış noktalarından biri 1980’li yıllarda Howard Gardner’ın çoklu zeka kuramıdır. Daha sonra Martin Seligman’la yapılan çalışmalar var. Seligman’ın geliştirdiği 6 Erdem 24 Karakter Gücü envanteri de buradan beslenmiştir. Pozitif psikoterapi yöntemlerini bugün hastalara uyguluyoruz. Hatta tedavi alanında artık yeni nesil, adeta dördüncü dalga yaklaşımlar konuşuluyor. Mindfulness üçüncü dalga olarak kabul edilmişti, küresel ölçekte benimsendi ve birçok ezberi de bozdu. Bu alanlar geleceği olan alanlar. Çünkü bizim asıl sorumluluğumuz insan hastalandıktan sonra müdahale etmek değil, hasta olmaması için çalışmaktır. Koruyucu ve güçlendirici ruh sağlığı yaklaşımı artık daha fazla önem kazanıyor.” şeklinde konuştu. 

Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz: “Pozitif psikoloji, geleneklerimizde karşılığı olan bir yaklaşım”

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, imza töreninde konuştu. Deniz; “Yaklaşık 20 yıldır bu konuların içindeyim. İlk olarak 2006 yılında self-compassion kavramıyla tanıştım bunu Türkçeye öz şefkat ya da öz anlayış olarak uyarlamıştım. Ardından 2011 yılında mindfulness ölçeğini Türkçeye uyarladım ve bilinçli farkındalık adını verdim. Pozitif psikoloji aslında bizim kültürümüzde, geleneklerimizde ve düşünce dünyamızda karşılığı olan bir yaklaşım. Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana gibi düşünürlerimizin öğretilerine baktığımızda bugün mindfulness dediğimiz bakış açısının izlerini görmek mümkün. Mevlana’nın ‘Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.’ sözü tam anlamıyla anda kalmayı ve yenilenmeyi vurgulayan bir perspektif sunuyor. Dolayısıyla bu kavramları yeniden gündeme taşımak, yaşatmak ve uluslararası düzeyde bilimsel platformlarda ele almak son derece kıymetli. Bu çerçevede bir kongre kapsamında yer alması da ayrıca sevindirici bir gelişme.” şeklinde konuştu. 

İş birliği protokolü imzalandı 

Konuşmaların ardından taraflar iş birliği protokolünü imzaladı.

İmzaların atılmasıyla birlikte iki kurum arasında pozitif psikoloji alanında ortak proje, eğitim ve bilimsel çalışma süreçlerinin başlatılması resmiyet kazandı. 

Program, protokol töreninin ardından gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. 


 

Paylaş
Oluşturulma Tarihi20 Şubat 2026
Güncellenme Tarihi26 Şubat 2026