Perfüzyon biliminde güncel yaklaşımlar Üsküdar’da ele alındı

16 - Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar17 - Amaçlar İçin Ortaklıklar3 - Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam4 - Nitelikli Eğitim

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölümü ile Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlı Perfüzyon Kulübü tarafından, Perfüzyon Haftası kapsamında “4’üncü Perfüzyon Kongresi” düzenlendi. Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilen kongrede, perfüzyonistliğin sağlık hizmetlerindeki kritik rolü, nitelikli uzman yetiştirmenin önemi ve teknolojik gelişmelerin alana katkısı ele alındı. Üç gün süren kongrede konuşmacılar, perfüzyonun yalnızca hastayı yaşatmakla sınırlı kalmayıp yaşam kalitesini artırmayı da hedeflediğini vurgularken, yapay zekâ ve ECMO gibi yenilikçi uygulamaların önemine dikkat çekti. 

Kongrenin ilk gününde NP Sağlık Yerleşkesinde ECMO simülasyon kursu gerçekleştirildi. Teorinin sahaya taşındığı kurs kapsamında priming uygulamaları, set değişimi ve kriz yönetimi, oksijenatör tıkanıklığı senaryosu, VA ECMO’da Harlequin sendromu, VM ECMO’da resirkülasyon ile akım azalması ve venöz dönüş problemleri ele alındı.

Kongrenin ikinci gününde ise Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumunda düzenlenen açılış konuşmalarına Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik başta olmak üzere alanında uzman birçok isim katıldı.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Nitelikli perfüzyonistlerin yetişmesi sağlık hizmetlerinin kalitesini doğrudan etkileyen bir unsur”

Programın açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan gerçekleştirdi. Tarhan; “Kalp damar cerrahisi, hata hassasiyeti son derece yüksek olan ve en önemli mesleklerden biri olarak öne çıkıyor. Bu alanda perfüzyonistlerin yapacağı en küçük bir hata bile bir insanın hayatını doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle bu alanda daha fazla uzmanlaşılması son derece dikkatli çalışılması ve yüksek sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi büyük önem taşıyor. Perfüzyonistliğe her zaman önem verdik ama bu alanda ilerlemek kolay olmadı. Bugün burada seçkin bir laboratuvar kurabildiysek bana teşekkür edildi ama ben özellikle Ali Hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu konuya gerçekten inandı, büyük bir emek ve samimiyetle çalıştı. Biz de imkanlarımız ölçüsünde destek olmaya gayret ettik. Şu an için hedefe ulaşmışız gibi görünse de önümüzde hala kat edilmesi gereken yollar var. Özellikle işi bilen, donanımlı uzmanlar yetiştirmek büyük önem taşıyor. Bu sayede ameliyatların kalitesi artacak, hata oranları azalacaktır. Nitelikli perfüzyonistlerin yetişmesi, sağlık hizmetlerinin kalitesini doğrudan etkileyen bir unsur.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Hikmet Koçak: “Amaç yalnızca yaşatmak değil yaşam kalitesini artırmak”

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, programın açılışında konuştu. Koçak; “Hayata hizmet eden bir meslekten söz ediyoruz ve bu alana yapılan yatırımlar hiçbir zaman israf değildir. Perfüzyon da doğrudan insan hayatına dokunduğu için ayrı bir değer taşır. Geçmişte hipotermi ve kros sirkülasyon gibi zorlu süreçlerden geçen bu alan, büyük fedakarlıklarla bugünlere geldi. Bugün ise amaç yalnızca yaşatmak değil aynı zamanda yaşam kalitesini artırmaktır. ECMO gibi uygulamalar ve yapay zeka destekli teknolojiler bu sürecin önemli bir parçası haline gelmiştir. Tüm bu gelişmelerde temel ilke ise aynıdır, hastaya en az zarar vererek en yüksek faydayı sağlamak. Minimal invaziv yaklaşımlar da bunun en somut örneklerinden biridir. Teknolojiyi doğru kullanmak ve sürekli gelişimi takip etmek, bu alanın vazgeçilmezidir.” dedi.

Prof. Dr. Ali Kocailik: “Günümüzde beceri, bilgiden daha fazla önem kazanmış durumda”

Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Kocailik program kapsamında açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kocailik; “Perfüzyon haftasını özellikle seçerek bu kongreyi düzenledik ve alana değer katmayı amaçladık. Perfüzyon son derece önemli bir meslek. Cerrahlık da öyle. Ancak cerrahlar perfüzyonist olmadan çalışamaz. Günümüzde perfüzyonistler ise yoğun bakım ve acil servislerde cerrahsız da görev alabilmektedir. Bu da gösteriyor ki biz, etle tırnak gibi birbirini tamamlayan bir bütünün iki parçasıyız. Bugün özellikle teşekkür etmek istiyorum. Türkiye’de şu anda üç lisans programı bulunuyor ve Üsküdar Üniversitesi Perfüzyon Bölümü bu alanda açık ara önde yer alıyor. Güçlü akademik kadrosu ve donanımlı laboratuvar altyapısıyla sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da öncü konumda. Artık günümüzde beceri, bilgiden daha fazla önem kazanmış durumda. Bilgiye ulaşmak kolay. Yapay zeka ve internet sayesinde her an elimizin altında. Ancak beceri, kişiye özgüdür ve asıl farkı ortaya koyan unsurdur. Bu nedenle şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Perfüzyonun kalbi Üsküdar’da atıyor ve atmaya devam edecek.” şeklinde konuştu. 

Prof. Dr. Enver Duran: “Her başarılı kalp cerrahının arkasında mutlaka güçlü bir perfüzyonist ve ekibi bulunur”

Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Enver Duran, programın açılışında konuştu. Duran; “Perfüzyonistlik saygın ve son derece önemli bir meslektir. Hatta bana göre kutsal bir meslektir. Çünkü doğrudan insan hayatına dokunan, büyük sorumluluk gerektiren bir alandır. Her başarılı kalp cerrahının arkasında mutlaka güçlü bir perfüzyonist ve ekibi bulunur. Tarihimize baktığımızda, bu mesleğin önemli bir gelişim sürecinden geçtiğini görüyoruz. 1969 yılında pompayı temizleyen bir kişi olarak başlayan süreçte, perfüzyonistlik uzun yıllar ‘usta-çırak’ ilişkisiyle öğrenilen bir ara meslekti. Ancak bugün geldiğimiz noktada iftiharla söylüyoruz ki perfüzyonistlik, saygın ve profesyonel bir meslek haline gelmiştir. Bu gelişimde emeği olan hocaları ve öncü isimleri unutmamak, onların tarihini araştırmak büyük önem taşır. ‘Perfüzyon’ kelimesi de aslında mesleğin anlamını yansıtır. Fransızca kökenli bu kelime, ‘aracılığıyla akıtmak’ anlamına gelir. Sizler adeta hayatı akıtıyorsunuz, kalp çalışmadığı anlarda bile hastayı hayatta tutuyorsunuz. İyi bir perfüzyonist olabilmek için yalnızca teorik bilgi yeterli değildir. Okuyan, araştıran bir yapının yanı sıra dikkatli bir göz, titremeyen bir el ve etkin çalışan bir zihin gerekir. Tüm bunlara ek olarak günümüzde yapay zekayı doğru şekilde kullanabilmek de mesleğin önemli bir parçası haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Kongrede bilimsel sunumlar yapıldı

Açılış konuşmalarının ardından kongrenin bilimsel oturumlarına geçildi. Birinci oturum, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Koçak, Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Enver Duran ve Perfüzyonist İsmail Yerli’nin başkanlığında gerçekleştirildi.

Oturumda Perf. Nihat Fırat Sipahi “Sıfırdan eCPR’a – 2. Basamakta ECMO Merkezi Kurmak”, Perf. Pınar Karaca Baysal “IHCA eCPR Koşuyolu Deneyimi”, Perf. Mücahit Avcil “ECPR’da Acil Kliniklerinin Rolü: Türkiye ve Dünya’da Durum” ve Perf. Batuhan Çelik ise “ECPR Dünyadaki Durum, Türkiye’de Hangi Noktadayız?” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Kongrenin son gününde ise Kan Koruma Yöntemleri, Perfüzyon Yönetimi, Miyokard Koruma ve Perfüzyon Güvenliği oturumlarında katılımcılarla bir araya gelindi. 

Alanında uzman isimlerin katkı sunduğu sunumlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. 


 

Paylaş
Oluşturulma Tarihi05 Mayıs 2026