Lansman toplantılarının 11’incisinde yeni projeler tanıtıldı
Üsküdar Üniversitesi ARGE ve Yenilik Politikaları Direktörlüğü tarafından düzenlenen Proje Lansman Toplantılarının on birincisi gerçekleşti. Toplantı kapsamında BAP, TÜBİTAK ve sanayi iş birliği projelerinin güncel durumları hakkında bilgiler paylaşıldı. Ayrıca Scopus yayın istatistiklerindeki dikkate değer artış senato üyelerine sunuldu.

Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıya Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör başta olmak üzere fakülte dekanları, senato üyeleri ve akademisyenler katıldı.


Doç. Dr. Müge Ensari Özay: “Sosyal sorumluluk projelerimiz giderek artıyor”
Toplantının ilk sunumu ARGE ve Yenilik Politikaları Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay gerçekleştirdi. Ar-Ge Yürütme Kurulunun Mayıs ayı faaliyetlerini özetleyen Özay; “Sosyal sorumluluk projelerimiz oldukça güçlenmiş durumda, sayıları da giderek artıyor. Şu anda 3'ü tamamlanan olmak üzere toplam 26 sosyal sorumluluk projemiz var." şeklinde konuştu.

Doç. Dr. Pınar Öz: “Bu tarz projelerin yazımında yapılabilirlik ön plana çıkıyor”
İlk proje sunumunu Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik (İngilizce) Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Pınar Öz, TÜBİTAK 1002-A programı kapsamında kabul edilen “Daphnia Magna'da Farklı Fotoperiyotların Nörotransmitter Profilleri ve Stereotipik Davranışları Üzerine Etkilerinin Bütüncül Analizi” başlıklı projesinden bahsetti. Öz; “TÜBİTAK 1002-A kapsamındaki projeler kısa süreli ve küçük bütçeli projelerdir. Bu tarz projelerin yazımında yapılabilirlik çok ön plana çıkıyor. Literatürde daha önce test edilmemiş deneyler, ekipmanlar kullanılacaksa bunların ön çalışmalarının verilmesi değerlendirmede kesinlikle avantaj sağlıyor. Yöntem hazırlanırken deney planı ve iş paketlerine göre açıklamaları olabildiğince net ve detaylı yapmak çok önemli. Bizim projemizin asıl amacı, "Daphnia Magna" (Su Piresi) canlısını, yeni bir nörobiyoloji model organizması olarak literatüre kazandırabilmektir. Laboratuvarımızda zaten bir senedir oluşturduğumuz bir kültürümüz var. Bu canlı tamamen şeffaf bir yapıya sahip. Mikroskop altında baktığınızda bütün iç organlarını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Hedefimiz 8 saat ışık/16 saat karanlık, 16 saat ışık/8 saat karanlık ve 24 saat ışık döngüleri üzerinde çalışmak. Böylece hem davranışsal verileri hem de nörokimyasal verileri birbiriyle korele ederek bütüncül bir davranış kataloğu oluşturmayı planlıyoruz. Gelecek planlarımızda bu canlıyı ekoloji ve kirlilik testleri dışında nörotransmitter sistemleri insana çok benzediği için farmakoloji alanında ilaç denemelerinde ve hatta genetik çalışmalarda kullanmayı hedefliyoruz.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Burcu Türkgenç: “Türkiye'ye ait öncül bir veri sunduk”
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Türkgenç ise “İnguinoskrotal Bölge Patolojileri Nedeniyle Ameliyat Edilen Çocuk Hastaların Silya-ilişkili Dış Dinein Kolu Ağır Zincir Genlerindeki Farklılıkların Araştırılması” başlıklı sunumunu yaptı. Proje yazım süreçlerindeki tecrübelerinden, araştırmanın laboratuvar aşamalarından ve gelecek hedeflerinden bahseden Türkgenç; “Projemiz, çocuk cerrahisinde en sık rastlanan inguinoskrotal bölge patolojileri üzerineydi. Bu çalışmayla literatürde ilk defa bu iki patolojide DNAH genlerinin ifadesi araştırılmış oldu ve Türkiye'ye ait öncül bir veri sunduk. Çocuk cerrahisi alanında yeni araştırma eksenleri oluşturmuş oldu çalışma ve odak genlerin ürogenital gelişimdeki rolüne ilişkin öncü kanıtlar elde ettik. Tabii ki daha geniş örneklemlerle çalışmayı sürdürmek gerekiyor. Kısa vadeli hedeflerimizde başvurusunu yaptık eylül ayında, Asya Pasifik Association of Pediatric Urology Kongresinde sunulacak.” ifadelerini kullandı.

Arş. Gör. Büşra Aksu: “Farklı proje çalışmalarında yer almak farklı vizyon katıyor”
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Arş. Gör. Büşra Aksu da "Dil Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Bilgisayar Tabanlı Müzik Entegrasyonlu Fonolojik Farkındalık Programının (MÜFAP) Geliştirilmesi" adlı sunumunu yaptı. Yeni proje yazacak kişilere önerilerde ve projenin çocuklar için öneminden bahsetti. Aksu; “Proje yazacak araştırmacılara önerilerim. Öncelikle fikirlerini sevmeleri ve inanmaları. Bu çalışmanın ön çalışmasını ben yüksek lisans dönemimde gerçekleştirmiştim. Bir yazılım halinde değildi ama bir program halinde işitme engelli öğrencilere uygulamıştım ve fikrin iyi olduğunu düşünüyordum. Farklı proje çalışmalarında yer almak gerçekten çok farklı vizyon katıyor. Proje özetimize bakacak olursak bu konu neden önemli kısmına gelecek olursak fonolojik farkındalık dediğimiz beceri aslında dilin ses yapısını fark etme yeteneği ile biliniyor. Müzik dediğimiz şey de aslında ses farkındalık yeteneklerini artırıcı etkinlikler arasında yer alıyor. Bu iki etkinliği birleştirmek, güçlü bir şekilde çocukların ses yapısını öğrenmesini sağlıyor aslında. Baktığımızda bizim örneklem grubumuzdaki gelişimsel dil bozukluğu çocuklarında zaten bu fonolojik farkındalık konusunda zorluk yaşadığını görmekteyiz. Biz de bunu amaçlıyoruz. Dil problemi yaşayan çocuklar için fonolojik farkındalıklarını geliştirmeye yönelik bir yazılım geliştirmek amacımız.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Uygar Aydemir: “Odağımız bu alanda özgür araştırmalar gerçekleştirmek”
Son olarak Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Uygar Aydemir Tarih Araştırmaları Çalışma Grubu hakkında sunumu gerçekleştirdi.
Grubun temel amacından ve projelerinden bahsetti. Aydemir; “Araştırma odağımız görüyorsunuz özellikle öncelikle bölüm bünyesinde, daha sonra da diğer bölümlerden tarihle alakalı yapılan çalışmalara destek vermek. Yine bu alanda özgün araştırmalar geliştirmek, keza interdisipliner çalışmalar yapmak ve nihayet belki en önemlilerinden birisi de lisans öğrencilerinin araştırma yetkinliğini geliştirmek. 2024 ve 2025'te grup üyelerimiz ne çalışmalar yaptı bundan bahsedeceğim. 3 tane projemiz var, grubumuzun kuvvetli yanlarından birisi. 6 tane WOS kapsamına giren yayınımız var, bunlardan ayrı olarak 3 tane kitap bölümümüz, 1 kitabımız ve 9 kongre katılımımız bulunuyor. Tabii sadece akademik çalışmalar yapmakla yetinmiyoruz. Medya katılımlarımız, eğitim programlarımız, program seminerlerimiz de mevcut." şeklinde bahsetti.
Proje sunumlarının tamamlanmasının ardından fidan belgeleri takdim edildi.
Etkinlik toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

