TARHAN Ailesinin Soy Ağacı

Küresel iyi oluş için...

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Hürriyet Aile köşesinde bu hafta “Küresel İyi Oluş” konusuna ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Küresel iyi oluş için...

Tüm dünyayı bir yıldan uzun süredir etkileyen pandemi nedeniyle çok ciddi bir ümitsizlik var. Bu konuda tüm dünyada ciddi önlemler alınması gerekiyor.

Fırtınada dallar kırılsa da sonrasında doğa kendini yenileyerek yeniden canlanıyor. Pandemi sonrası için de olumlu noktalara odaklanalım. Biz bir ekosistem içinde yaşıyoruz. Bu sistemin içinden güzel izler bırakarak geçelim, gidelim.

Covid-19 artık pandemi değil, trajedidir

Birey, toplum, insanlık ve bilim dünyası olarak nasıl bir pozisyon almamız gerektiğini düşünmemiz gerekiyor. Covid-19 şu anda artık pandemi değil trajedidir. İnsanları psikolojik olarak müthiş örseledi. Bu örselenmenin arkasında aynı zamanda yıkıcı inovasyon denilen bazı etkiler ortaya çıkıyor. Fırtınadan sonra dallar kırılıyor, bazı şeyler yıkılıyor ama ondan sonra doğa yeniden fışkırıyor, yeniden canlanıyor.

Pandemi sonrasında yeniliklere odaklanalım

Pandemi, sonrasında da yeni şeyler ortaya çıkartacak. Biz bunlara odaklanalım. Bize bundan sonra hayatın sunacağı değişik muhteşemlikler olacak. Olumsuza odaklanmamalıyız. Olumsuza odaklanırsak hayatta hep böyle kendini tekrarlayan, karamsar insanlar oluruz ama yaşanan sorunları olumlu yönden ele alırsak sorunlar da kendilerini bize açıyorlar. Sorunlar kendilerini açtığı zaman çözümler ortaya çıkıyor. A planımız olmazsa B planımız oluyor. Bu yaklaşımı benimsemeliyiz.

Böyle kriz dönemlerinin, ailemize çok daha fazla zaman ayırma fırsatı sunduğunu göz ardı etmemeliyiz. Sağlığımıza daha fazla dikkat etmemiz gerektiği gerçeğini de. Pandemi öncesinde dürtülerimiz, zevklerimiz, heyecanlarımızda aşırılıklar vardı. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyorduk. Dünyada sanki yeryüzü Tanrısı gibi dolaşan insanlar vardı. Kendimizden başkasını düşünmüyorduk. Çıkarcı, hedonistik, bencil, sınırsız bir özgürlük, nihilistik hümanizma dünyaya hâkimdi. İşte kriz, bu duygularımızı törpüledi.

Nihilistik hümanizma nedir? Hiçbir değeri önemsemiyorsun. ‘Hiçbir şey kutsal değil sen kutsalsın’ diyor. ‘Aile de kutsal değil, sen kutsalsın’ diyor. Küresel olarak bunun salgını vardı. Narsisizm pandemisi diye geçiyor. Narsisizm pandemisi, nihilistik hümanizmadır. Tüm değerleri yok eder. Bunu dünya fark etti, bizler fark ettik.

Pozitif Psikoloji ders olarak okutuluyor

Mutluluk bilimi de denilen pozitif psikoloji çok yeni bir alan. Harvard Üniversitesi 2015’te ders olarak koydu. 2018’de Yale Üniversitesi ders olarak koydu. Hatta bir ay önce New York Times haber yaptı. Üç milyondan fazla kişi bu dersi dışarıdan almaya başlamış.

En büyük düşmanımız karamsarlığa kapılmaktır

Bu postpandemik dönemde insanların yeniden hasta olmadan toparlanmaları için bunun için bunları yapmamız çok önemli. Çok gerekli. Herkes kendi çapında bir şeyler yapmalı. En büyük düşmanımız ümitsizliğe kapılmak, karamsarlıktır bu unutulmamalı. Her zaman bir çıkış yolu olduğu da... Ümidi her zaman yüksek tutacağız. ‘Bunun bir hikmeti vardır. Bunun bir anlamı vardır.’ diyeceğiz

Doğa başıboş değildir, evren başıboş değildir. Bizim görmediğimiz yüksek değerler, yüksek güçler vardır. Sağlam inancı olan bir kimse kendini aciz, çaresiz, güçsüz hissettiği zaman kontrol edemeyeceği, gücünün yetmediği durumlarda her şeyi bilen, her şeyi kontrol eden yüksek bir zihinsel bir sığınağa sığındığı zaman rahatlar. Böyle durumlarda sağlam inancı olan kimseler, akla uygun inancı olan kimseler rahatlar ve o inançları onlara yön verir. Biz bunu şu anda üçüncü dalga psikoterapi olarak kullanıyoruz. 12 adım tedavisinde adımlardan birisi de kişinin kontrol edemeyeceği, gücünün yetmeyeceği durumlarda bir koruyucuya sığınmak. Kişinin ne inancı varsa koruyucu meleği, zihinsel sığınağı neyse ona sığınması.

Yaşadığımız ekosistemden güzel izler bırakarak geçip gidelim

 Biz bir ekosistem içinde yaşıyoruz. Merkezinde biz varız, çevremizde ailemiz var. Ondan sonra akrabalarımız ve komşularımız... Daha dışarda toplum, vatan, insanlık var... Bu sistemin içinde yaşıyoruz. Bu sistemin içinden güzel izler bırakarak geçelim, gidelim diye düşünmekte fayda var. Rahibe Teresa’ya ‘Dünya nasıl daha yaşanılır bir yer olur?’ diye soruyorlar, cevabı ‘Birebir iyilik yapmakla olur.’ diyor… Onun için birebir iyilik yapalım. Bunu yaptığımız zaman dünya da daha yaşanılır olacak.

Okunma : 290

 

İlgili

11 Ekim 2012
"Kişisel Haberler" içerisinde

Haberler

Foto Galeri