“Hisseden İnsan” heykeli, insan odaklı eğitim anlayışını simgeliyor!

16 - Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar17 - Amaçlar İçin Ortaklıklar3 - Sağlıklı ve Kaliteli Yaşam4 - Nitelikli Eğitim8 - İnsana Yaraşır İş ve Ekonomik Büyüme

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka’yı makamında ziyaret eden Emekli Akademisyen Prof. Dr. Haluk Tanrıverdi, ziyaretinin ardından kaleme aldığı yazıda Yönetim Binası önünde bulunan “Hisseden İnsan” heykelinden yola çıkarak öğrenen organizasyonlar, insan odaklı yönetim ve örgütsel vatandaşlık kavramlarını değerlendirdi. Tanrıverdi, başarılı sistemlerin yalnızca bilen ve düşünen değil; hisseden, vicdan sahibi ve nezaketli insan kaynağının gelişmesine de imkân sunduğu kaydetti.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka’yı makamında ziyaret eden Emekli Akademisyen Prof. Dr. Haluk Tanrıverdi, ziyaretinin ardından kaleme aldığı “Hisseden İnsan Heykelinin Düşündürdükleri (Başarılı Sistemler Başarılı Beşeri Kaynakları Mümkün Kılıyor)” başlıklı yazısında, kurumların gelişiminde insan unsurunun önemine dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi Yönetim Binası önünde bulunan “Hisseden İnsan” heykelinin kendisinde uyandırdığı düşünceleri paylaşan Tanrıverdi, şöyle devam etti:

“Öğrenen Organizasyonlar…”

Öğrenen organizasyon kavramı Peter Senge tarafından geliştirilmiştir. Yönetim teorilerinde organizasyonların evrimi; ‘bilen’, ‘anlayan’, ‘düşünen’ ve nihayetinde ‘öğrenen’ organizasyon şeklinde dört aşamalı bir gelişim sürecini esas alır. Bu kavramlardan ilki, bir kurumun bilgiyi ele alma ve değişime uyum sağlama yeteneğindeki derinleşmeyi ifade eder.

İkinci aşamada merkezi yaklaşımda bulunan bilgi, zaman içinde insan unsuruyla değerli hale gelerek bir kurum kültürü oluşumuna zemin hazırlar. Üçüncü aşamada bilginin analiziyle sorunların kökenine inilerek elde edilen verilerin stratejik fikirlere dönüşmesi mümkün olur. Son aşamada ise çalışan katılımıyla bilginin sürekli üretilmesi, kurumsal hafızanın oluşturulmasıyla kalıcı bir değişim anlayışı mümkün kılınmış olur.

Peter Senge, Beşinci Disiplin kitabında tanımladığı, bir kurumun sürekli öğrenebilmesi ve kendini yenileyebilmesi için gereken temel yapı taşlarını; sistem düşüncesi, kişisel ustalık, zihinsel modeller, paylaşılan vizyon ve takım halinde öğrenme olarak tanımlar. Bu özellik, kurum, bölüm, birim şeklinde yapılanan işletmelerin işleyişine de teknolojik ve çevresel gelişmelere ‘ayak uydurabilme’, ‘uyum sağlayabilme’ ve hatta ‘etkileyebilme’ yeteneği kazandırır. İşletmeler; ‘sosyal’, ‘teknik’ ve özellikle ‘beşeri’ yönleriyle bahsedilen bu değişim ve dönüşümü sağlayarak farklı olanın memnuniyetini sağlayan yapılara dönüşürler.

İnsan ilişkilerindeki sürtünmenin yağı görgü ve nezakettir

Peter Drucker, Kendini Yönetmek isimli eserinde hareketli iki maddenin (makinelerin) sürtünmesinin tabii olduğunu ve teknolojik olarak bu sürtünmeyi azaltacak ‘yağ’ gibi imkân ve kabiliyetlere sahip olunduğunu, fakat insan ilişkilerinde söz konusu sürtünmeyi azaltmada elimizde kullanabileceğimiz en önemli olgunun ‘görgü, nezaket’ kuralları olduğundan bahseder. Nitekim Dennis Organ’ın ‘örgütsel vatandaşlık davranışı’ öğretisi de buna işaret eder.

İnsanlarda var olması gereken; gönüllülük esasına dayalı özgeci, vicdanlı, nezaketli, faziletli ve centilmenliğe yönelik algı, tutum ve davranışlar bir taraftan insanı beşeri unsurlarla dolu kılarken, diğer taraftan da içinde var olduğu kurum ve toplumun başarılı olmasına hizmet eder.

Düşünen İnsan

Bir zamanlar akademik çalışmalar yapmak için ziyaret ettiğim İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları EAH'ye gittiğimde, bahçesinde bulunan ve Fransız heykeltıraş Auguste Rodin’in heykelinin bir kopyası olan ‘Düşünen İnsan Heykeli’ni ve çevresini seyreder, düşünme fırsatı elde ederdim.

Düşünen İnsan heykelini tamamlayan Mehmet Pişdar, 1952’de hastane anılarını anlatırken ‘insanların her taşa toprağa meramlarını anlatabildiklerini ama insanda asla başarılı olamadıklarını’ ifade etmiştir. Bu heykel aynı zamanda ülkemizin psikiyatri çevrelerinin simge görüntülerinden birisidir.

Hisseden İnsan

Bugün Üsküdar Üniversitesi’ni ziyaret ederken Yönetim Binasının önünde ‘Hisseden İnsan’ heykeli özellikle dikkatimi çekti.

Heykelin ana teması; insanların güzel ve iyi özellikli duygularının yaşatılmasını simgelerken, aynı zamanda hisseden ve vicdan sahibi olan insana vurgu yapması ve bir eğitim kurumu önünde olmasıyla insan odaklı eğitim anlayışını temsil etmesi üzerine kurgulanmış. Çok da anlamlı olmuş.

‘Bilen’, ‘anlayan’, ‘düşünen’, ‘öğrenen’ organizasyonlar ‘hisseden’ insanları var ediyor.

Olumlu, iyi, güzel tutum ve davranışlara sahip; hisseden, vicdan ve nezaket sahibi insanlardan olmamız dileğiyle.”

Paylaş
Oluşturulma Tarihi24 Ağustos 2026